

İpek Yolu Anadolu Şehirleri
Kapadokya · Tuz Gölü · Ankara · Beypazarı · Göynük · Taraklı · İznik · Bursa · İstanbul
Kısa bilgiler
Gün gün
Tur programı
-
2. gün Kapadokya
Uçhisar, Göreme Açık Hava Müzesi, Zelve, Paşabağları, Derinkuyu Yeraltı Şehri, Ürgüp, Avanos. Kapadokya'da konaklama.
Kapadokya
Doğanın ve insanlığın eşsiz mirası - hayallerin ötesinde peri bacaları
Kapadokya bölgesi, Orta Anadolu'nun bir zamanlar aktif olan volkanik alanının ortasında yer alır. Milyonlarca yıl önce bölgenin üç dağı - Erciyes, Hasandağ ve Güllüdağ - aktif yanardağlardı; tarih öncesi resimlere göre bu faaliyet aralıklarla en az Neolitik çağa kadar sürmüştür.
Yanardağ patlamaları o kadar güçlüydü ki bazı yerlerde lav kalınlığı 150 m'ye ulaştı. Milyonlarca yıl boyunca yanardağlar, rüzgâr, yağmur ve buz, bugün Kapadokya olarak bildiğimiz bölgeyi şekillendirdi. Arazi aşındıkça bazalt kayalar yerinde kaldı ve bazıları 45 metreye kadar yükselen konik yapılar oluşturdu.
Yöre halkı bu eşsiz kaya oluşumlarına "peri bacaları" adını vermiş ve bu ad yüzyıllar boyunca yaşamıştır. Dekoru düzenleyen ilk sanatçı doğaysa, yüzyıllar boyunca kayayı oyarak ondan evler, kiliseler ve 250'den fazla yeraltı şehri inşa eden de Anadolu insanı olmuştur.
İlk Hristiyanlara sığınak olmuş Kapadokya, benzersiz doğal ve kültürel öğelerle dolu bir açık hava müzesidir.
Kapadokya, ziyaretçilerine en çılgın hayallerini bile aşan doğa harikalarından oluşan olağanüstü ve görkemli bir şölen sunar. Bu harikalar, insan elinin yarattığı eserlerle zarifçe süslenmiştir. Doğal ve kültürel peyzaj öğelerinin uyumlu birleşimini sergileyen benzersiz doğal özellikleriyle Kapadokya, büyüleyici bir açık hava müzesi ve insanlığın ortak kültürel mirasının emsalsiz bir örneğidir. -
3. gün Kapadokya-Tuz Gölü-Ankara-Beypazarı
Kahvaltının ardından Ankara'ya hareket. Yol üzerinde Tuz Gölü ziyareti. Ankara'ya varış, Anıtkabir (Atatürk'ün anıt mezarı) ziyareti. Beypazarı'na varış. Şehir ve çarşı gezisi. Beypazarı'nda konaklama.
Tuz Gölü
Van Gölü'nden sonra Türkiye'nin ikinci büyük gölü.
Dünyanın ikinci büyük tuz gölü olup Türkiye'nin tuz ihtiyacının %70'ini karşılar.
Ortalama derinliği 50 cm'nin altında olan Tuz Gölü, çok çeşitli kuş türlerine ev sahipliği yapar. Gölde 85 kuş türü, 4'ü endemik olmak üzere 129 böcek türü, 15 memeli türü ve 38 endemik bitki türü yaşar. Yaklaşık 6000 kuş yuvalama alanı bulunur.
Tuz Gölü, sulak alanların ve biyolojik çeşitliliğin korunması açısından önemli olan A sınıfı alanlar kategorisine alınmıştır.
UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınmıştır.
Ankara
Ülkenin merkezinde yer alması nedeniyle bölge, tarih boyunca başlıca ticaret yollarının kavşağı ve göç akımlarının kesişme noktası olmuştur. Antik çağın süper güçlerinden Hitit İmparatorluğu burada, Orta Anadolu'da ortaya çıkmıştır. Hititler yalnızca yarattıkları uygarlıklarla değil, geliştirdikleri devlet yapısı, hoşgörüleri ve insan haklarına saygılarıyla da öne çıkmışlardır.
Tarih boyunca Ankara, üstünlük peşindeki güçlü ordular arasındaki savaşlara tanıklık etmiştir. Kent, Roma döneminde önemli bir kültür, ticaret ve sanat merkezi, Osmanlı döneminde ise doğuya giden kervan yolu üzerinde başlıca ticaret merkeziydi. Ancak 19. yüzyıla gelindiğinde önemini yitirmişti. Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı'nı yöneteceği merkez olarak Ankara'yı seçtiğinde kent yeniden önemli bir merkez hâline geldi. Savaştaki rolü ve stratejik konumunun sonucu olarak 13 Ekim 1923'te yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti ilan edildi. -
4. gün Beypazarı-Göynük-İznik-Bursa
Bursa'ya hareket; Göynük ve İznik'te panoramik şehir turu. İznik Ayasofyası ve Yeşil Cami ziyareti.
Bursa'ya varış. Bursa'da konaklama.
Dik yamaçlar ve vadiler üzerine kurulmuş eski ilçe Beypazarı; çarşısı, geleneksel evleri ve doğal manzarasıyla son derece pitoresktir. Beypazarı'nın asırlık evleri, Osmanlı ve geleneksel Türk sivil mimarisinin tipik özelliklerini yansıtır.
Göynük
Geleneksel Osmanlı mimarisiyle inşa edilmiş Göynük evleri, mimari karakterlerini kaybetmeden bugün de ayakta durmaktadır. Bu evler ilçeye gelen turistlerin ilgisini çeker. Restore edilerek pansiyon olarak hizmet veren konaklar, ziyaretçilerin büyük ilgisini görmektedir.
İznik - Tarihe Tanıklık
Bursa'ya 87 km uzaklıkta, İznik Gölü'nün doğu ucunda, eskiden Nikaia olarak bilinen İznik yer alır. Kent, MÖ 316'da Büyük İskender'in generallerinden Antigonos tarafından kurulmuştur. İznik'i daha sonra başka bir general olan Lysimakhos ele geçirmiş ve kente eşinin adını vererek Nikaia demiştir. Önemli bir Roma, ardından da Bizans kenti olarak rol oynadıktan sonra 1078'de Selçukluların, daha sonra da 1331'de Osmanlıların eline geçmiştir. Roma tiyatrosunu Traianus (249-251) yaptırmıştır; İznik Gölü kıyısında ise 325 yılında Birinci İznik Konsili'nin toplandığı Roma senatosu bulunuyordu. Kent merkezinde, 787 yılında ikonoklazma (tasvir kırıcılığı) nedeniyle toplanan en önemli konsillerden birine ev sahipliği yapan Ayasofya Kilisesi yer alır. Kilise Osmanlı döneminde cami olarak kullanılmıştır. İznik, Hristiyan dünyası için önem bakımından Kudüs ve Vatikan'a denktir. Kentteki önemli İslami yapılar arasında turkuaz çinilerle kaplı Yeşil Cami'yi ve Nilüfer Hatun İmarethanesi'ni ziyaret edin. İznik, 114 kuleli 4227 m'lik özgün Roma surlarının dışına taşmamış, hâlâ küçük bir kenttir. Kente girişi sağlayan dört kapı bugün hâlâ ayaktadır. 16. ve 17. yüzyıllarda İznik, Türkiye'nin dört bir yanındaki cami ve sarayların süslemesine önemli katkı sağlayan seçkin seramik üretiminin merkeziydi. Müzede yakındaki kazılardan çıkan buluntular sergilenmektedir. Yerleri gezdikten sonra göl kenarındaki balık restoranları lezzetli yemekler ve huzurlu bir atmosfer sunar. İznik'e beş kilometre uzaklıktaki Elbeyli köyünde 5. yüzyıldan kalma bir katakomb ve Cassius Philiscus tarafından yaptırılan 15,5 metre yüksekliğinde bir dikilitaş görebilirsiniz. -
5. gün Bursa-Cumalıkızık-İstanbul
Bursa turu: Ulu Cami, Tophane, Koza Han; ardından Osmanlı köyü Cumalıkızık'a hareket.
İstanbul'a yolculuk. İstanbul'da konaklama.
Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu'nun Doğuşu
Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkentlerinden biri olan Bursa, Osmanlı kültürünün erken dönemini yansıtır. Cumalıkızık bu döneme ait, zamanın durduğu hissini veren bir köydür. Köy, hem Osmanlı dönemi sivil mimarisinin seçkin örnekleri olan evleriyle hem de geleneksel ortamlarında yaşamaktan keyif alan güler yüzlü sakinleriyle öne çıkar. Gündelik yaşamın bozulmamış tarihi dokusu, kültürel değerleri ve doğal çevresiyle bir "yaşayan Osmanlı köyü" olan Cumalıkızık'ta ahşap evlerden, dar sokaklardan ve anıt ağaçlardan oluşan bir zaman kapsülüne adım atacağınız kesindir. -
6. gün İstanbul
Transfere kadar serbest zaman. Havalimanına hareket. İstanbul'dan ayrılış.
İpek Yolu Anadolu Şehirleri
Bilgi talebi gönderin
Bu tur ilginizi mi çekti? Bize talebinizi iletin; size teklif ve uygun tarihlerle dönüş yapalım.
İlginizi çekebilir










